2021-07-14

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı




“Bu acı günün yıldönümünde şehitlerimize rahmet ve minnet dilerken AKP için akıl fikir temenni ediyoruz”

 

(DP Basın Merkezi – 14 Temmuz 2021) Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Uysal mesajında yaşananlardan ders alınması gerektiğini söyleyerek “Bu acı günün yıldönümünde şehitlerimize rahmet ve minnet dilerken AKP için akıl fikir temenni ediyoruz” dedi.

 

 

15 Temmuz’da Millet iradesinin millet tarafından korunduğuna dikkat çeken Genel Başkan Uysal, demokrasiden kopulmasının 15 Temmuz’u yaşatan terörist hainlere zemin yarattığını ifade etti.

 

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nün 5. yıldönümünde yayınladığı mesajda demokrasi ve adaletin milletimizin dertlerinin en iyi ilacı olacağına vurgu yapan Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, şunları söyledi:

 

“Bir çete doğrudan doğruya eline silah alıp milleti katletmeye yeltendi”

 

“Bugün, tarihimizin şüphesiz en acı günlerinden birinin yıl dönümü. 15 Temmuz teşebbüsü; 27 Mayıs ve 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal ve siyasal travmadan kurtulmak için yıllar boyu verilmiş emekleri adeta zayi etmiştir.

 

Ülkenin gördüğü en büyük suç teşekkülünün alenileştiği, yıllar boyu itibar suikasti yapan bir çetenin doğrudan doğruya eline silah alıp milleti katletmeye yeltendiği bir günün yıldönümüdür bugün.

 

Türlü operasyonlarla milletin iradesini gasp etmişlerdir. İmtiyazlar, kolaylıklar ve göz yummalarla kamu otoritesinin kudretini, iktidarını sağlamlaştırmak adına trampa eden bir siyasal anlayışın ülkeyi getirdiği halin özetidir durum…

 

“Millet iradesi yine milletin kendisi tarafından korunmuştur”

 

250 insanımızın hainler tarafından şehit edilmiştir. 2193 insanımız teşebbüs sırasında gövdesini memlekete siper etmiştir. 15 Temmuz’da millet iradesi yine milletin kendisi tarafından korunmuştur.

 

“Demokrasi için didinmek yerine demokrasi ile didiştiler”

 

Evveli hakkında söylenecek onlarca söz var muhakkak, lakin 15 Temmuz’a nasıl gelindiğinin cevabı, demokrasinin hali ile doğru orantılıdır.

 

Demokrasi kan kaybettikçe 15 Temmuz’un müsebbibi teröristlerin yüzüne kan geldiği aşikardır. Dahası demokrasiden uzaklaşıldığı için, adaletten kopulduğu için bu hain sürüsünün alan kazandığı da bir gerçektir.

 

Ülkenin kahir ekseriyeti demokrasi için didinirken, demokrasiyi kendi iktidarı için risk bilenlerin demokrasi ile, cumhuriyet değer ve kazanımları ile didişmesi 15 Temmuz’a giden yolun taşlarını döşemiştir.

 

“20 yıldır yapılan her hatanın maliyetini millet ödemiştir”

 

Dün iktidarını muhafaza etmek için demokrasi ile didişenler bugün hepten demokrasinin canına okumaya yeltenmişlerdir.

 

Bunu ise başta 16 Nisan Referandumu ile keyfiyeti anayasal hale getirerek yapmışlardır.

 

Ne acı ki iktidarın 20 yıldır yaptığı her hatanın maliyetini millet ödemiştir, ödemeye de devam etmektedir.

 

“İktidar sorumluluktan kurtulacağını düşünüyor”

 

İktidar ise zaman zaman nedamet getirerek sorumluluktan kurtulacağını düşünüyor. Üstelik ders almak konusunda da diğer birçok konuda oldukları kadar başarısızlardır.

 

Milletimizin bugün yaşananlara uygun veciz çokça deyişi vardır. İçlerinden en uygunu ise sanıyoruz ki “üzüm üzüme baka baka kararır” sözüdür.

 

FETÖ yöntemleri olarak bilinen kumpaslar, manipülasyonlar bir tarafa, bürokratik anlamda yaptıkları aynı ile zuhur etmektedir.

 

“Yaşananlardan bir ders çıkarılamamış”

 

Dün FETÖ’nün sistemi felç etmek ve kendi lehine işletmek adına ele geçirdiği kurumlar, aynı ele geçirme mantığı ile bu kez iktidarın eline geçmiştir.

 

Dün yargıda FETÖ’nün hakimiyeti söz konusuyken bugün “bağımsız yargı” söylemi arkasında yargı “keyfiyet”e bağlanmıştır.

 

“Türkiye’de hukuk yok/adalet işlemiyor” dediğimiz, denetimsiz bir idari anlayışın, dengesiz/orantısız bir siyasi gücün varlığının sonu 15 Temmuz’a çıkmıştır.

 

Görünen o ki yaşananlardan bir ders çıkarılamamıştır. Geldiğimiz noktada hala Türkiye’de adalet işlememekte, denetlenmesi gerekenler denetlenememekte, iktidar gücünü kamunun kendisine tanıdığı imkanları kötüye kullanarak her geçen gün arttırmaktadır.

 

“Her halde” değil, “OHAL”de kazanırız diye umuyorlar

 

Yapmak isteyip hukukun izin vermemesi nedeniyle yapamadıkları için OHAL şartlarına hamd eden siyasal iktidarın şimdiki gayreti niyetlerini açık etmektedir.

 

Bugüne kadar 3 defa uzatılan OHAL ile alakalı Meclise sunulan torba teklif kimi OHAL uygulamalarının 3 yıl daha uzatılmasını teklif etmektedir.

 

“Ülkeyi OHAL sopası ile yönetmek istiyorlar”

 

Basit bir hesap ise 2023 yılında gerçekleşeceğini söyledikleri seçime kadar ülkeyi OHAL sopası ile yönetmek istediklerini göstermektedir.

 

İktidar bugüne kadar gücünün formülasyonunda “milli irade” vurgusu yapmış ancak bu girişimle formülü değiştirdiğini göstermiştir. Gerçi son olarak yerel seçimlerde kazanmak için nelere tevessül edeceğinin bir simülasyonu da sergilenmiştir.

 

Olağan şartlarda seçim kazanması ve hamd etmesi imkansız hale gelen AKP, hamd etmek için OHAL’e bel bağlamıştır.

 

AKP için artık iktidarın formülü değişmiştir; yıllarca “her halde” kazanırım diyen AKP artık ancak OHAL’de kazanacağını düşünmektedir.

 

“Akletmez misiniz?”

 

15 Temmuz’a giden süreçte yapılanları aynı ile tekrarlayarak, muhalefeti terörize ederek, toplumu kutuplaştırarak, yargıyı etki altına alarak ve OHAL’e bel bağlayarak Türkiye’yi yeni ve daha büyük risklere maruz bıraktıklarını görmemeleri, iktidar hırsı ile gözlerinin kör olmasındandır.

 

Kadim ve ilahi bir soru sormak gerekmektedir; akletmez misiniz?

 

Geçmişte yaptıklarınızın sadece 15 Temmuz’da değil öncesinde ve sonrasında nelere mal olduğunu, sizlerin koltuğunu koruduğunu ancak milletin ne gibi maliyetlere maruz kaldığını görmez misiniz? Anlaşılan görmezsiniz!

 

“Demokrasinin ve adaletin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz”

 

Bu acı günün yıldönümünde şehitlerimize rahmet ve minnet dilerken AKP için akıl fikir temenni ediyoruz.

 

Bir daha böyle acıların yaşanmaması için dua ediyor ve umursamayacaklarını bilsek de dün için önlem olanın, bugünkü sıkıntılara ilaç olacağını, yani demokrasinin ve adaletin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.”